EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM YAZILAR
Gayrimenkul Hukuku 17.03.2026

Tahliye Taahhütnamesi Geçerlilik Şartları

```html

Tahliye Taahhütnamesi Geçerlilik Şartları

Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltmayı kabul ettiğine dair yazılı bir sözleşmedir. Türk hukukunda, özellikle kira ilişkilerinde büyük öneme sahip olan bu taahhütname, belirli şartları taşıdığı takdirde geçerlilik kazanır ve kiraya verene yasal yollara başvurarak kiracıyı tahliye etme imkanı sunar. Ancak, bu taahhütnamenin geçerliliği, hem Borçlar Kanunu hem de Yargıtay içtihatları doğrultusunda sıkı koşullara bağlanmıştır. Aksi takdirde, kiraya veren, bu belgeye dayanarak tahliye davası açsa dahi, davanın reddedilme ihtimali yüksektir.

Hukuki Boyut

Tahliye taahhütnamesinin hukuki dayanağı, esas olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 352. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, "Kiracı, kiralananın tesliminden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde, üstlendiği tarihte kiralananı boşaltmazsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya koymak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir."

Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için bir takım şartların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu şartlar şunlardır:

  • Yazılı Şekil Şartı: TBK'nın 352. maddesi, tahliye taahhütnamesinin yazılı şekilde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Sözlü olarak verilen bir tahliye taahhüdü hukuken geçerli değildir. Yazılı şekil şartı, ispat kolaylığı sağlamanın yanı sıra, tarafların hak ve yükümlülüklerini net bir şekilde belirlemeyi amaçlar.
  • Tahliye Tarihinin Belirliliği: Taahhütnamede, kiralananın hangi tarihte boşaltılacağının açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Belirsiz bir tarih içeren veya "uygun bir zamanda" gibi ifadelerle düzenlenen taahhütnameler geçerli sayılmaz.
  • Taahhüdün Serbest İradeyle Verilmesi: Kiracının, tahliye taahhüdünü serbest iradesiyle, herhangi bir baskı, tehdit veya zorlama altında kalmaksızın vermiş olması gerekmektedir. Eğer kiracı, taahhüdü verirken iradesini sakatlayan bir durumla karşı karşıya kalmışsa, bu durumu ispat ederek taahhütnamenin geçersizliğini sağlayabilir. Bu durum, özellikle kira sözleşmesinin yapılması sırasında alınan taahhütnameler için sıklıkla tartışma konusu olmaktadır.
  • Kira İlişkisinin Varlığı: Geçerli bir tahliye taahhütnamesi için öncelikle geçerli bir kira sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Kira sözleşmesi olmadan veya kira sözleşmesi sona erdikten sonra verilen bir tahliye taahhütnamesi hukuken geçerli olmayacaktır.
  • Taahhüdün Kiralananın Tesliminden Sonra Verilmesi: TBK m. 352/1’de açıkça belirtildiği üzere, tahliye taahhütnamesinin kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmesi şarttır. Kiralananın tesliminden önce veya kira sözleşmesiyle aynı anda alınan tahliye taahhütnameleri, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre geçersiz kabul edilmektedir. Bu şartın amacı, kiracının kira sözleşmesini yaparken içinde bulunduğu zayıf durumun kötüye kullanılmasını engellemektir.

Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından bakıldığında, tahliye taahhütnamesinin sahte olarak düzenlenmesi veya bir tarafın diğerini hileli davranışlarla taahhütname imzalamaya zorlaması durumunda, ilgili hükümler çerçevesinde cezai sorumluluk doğabilir. Örneğin, TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen "Dolandırıcılık" suçu, bu tür durumlarda gündeme gelebilir. Ayrıca, TCK'nın 204. maddesinde düzenlenen "Resmi Belgede Sahtecilik" suçu da, tahliye taahhütnamesinin sahte olarak düzenlenmesi halinde uygulanabilir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, tahliye taahhütnamelerinin geçerliliği konusunda oldukça hassas bir yaklaşım sergilemektedir. Yüksek mahkeme, özellikle taahhüdün serbest iradeyle verilip verilmediği ve kiralananın tesliminden sonra alınıp alınmadığı hususlarını titizlikle incelemektedir. Yargıtay, birçok kararında, kira sözleşmesiyle aynı anda veya kiralananın tesliminden önce alınan tahliye taahhütnamelerini, kiracının zayıf durumunun kötüye kullanılması olarak değerlendirerek geçersiz saymıştır. Bu durum, özellikle konut kiralarında sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Yargıtay, bu tür durumlarda, kiracının baskı altında kalarak taahhütnameyi imzaladığı ve iradesinin serbest olmadığı yönünde bir karine kabul etmektedir.

Yargıtay'ın bir diğer önemli vurgusu, tahliye taahhütnamesinde yer alan tahliye tarihinin açık ve kesin olması gerektiğidir. Yüksek mahkeme, belirsiz bir tarih içeren veya yoruma açık ifadelerle düzenlenen taahhütnameleri geçerli kabul etmemektedir. Bu durum, taraflar arasında ihtilaf çıkmasını önlemeyi ve hukuki güvenliği sağlamayı amaçlamaktadır.

Yargıtay kararlarında, tahliye taahhütnamesinin düzenlenme tarihi ve içeriği arasındaki tutarsızlıklar da dikkate alınmaktadır. Örneğin, taahhütnamede yer alan tarihin, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden önceye ait olması veya taahhütnamenin içeriğinin genel hayat tecrübelerine aykırı olması gibi durumlarda, Yargıtay, taahhütnamenin geçerliliğini şüpheyle karşılamakta ve ispat yükünü kiraya verene yüklemektedir.

Süreç Nasıl İşler?

Geçerli bir tahliye taahhütnamesine sahip olan kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tarihte kiralananı boşaltmaması halinde, iki farklı yola başvurabilir:

  1. İcra Takibi: Kiraya veren, tahliye taahhütnamesine dayanarak icra dairesinde tahliye emri talebinde bulunabilir. İcra dairesi, kiracıya bir tahliye emri gönderir ve kiracıya belirli bir süre (genellikle 15 gün) içinde kiralananı boşaltması gerektiğini bildirir. Kiracı, bu süre içinde kiralananı boşaltmazsa, kiraya veren icra yoluyla tahliye işlemini gerçekleştirebilir.
  2. Tahliye Davası: Kiraya veren, tahliye taahhütnamesine dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açabilir. Mahkeme, tarafların delillerini değerlendirerek taahhütnamenin geçerli olup olmadığını ve kiracının tahliye yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini inceler. Eğer mahkeme, taahhütnamenin geçerli olduğuna ve kiracının tahliye yükümlülüğünü yerine getirmediğine kanaat getirirse, tahliye kararı verir.

Her iki durumda da, kiraya verenin, tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatması veya dava açması gerekmektedir. Aksi takdirde, tahliye taahhütnamesine dayanarak tahliye isteme hakkını kaybeder.

Tahliye sürecinde, kiracının da bazı hakları bulunmaktadır. Kiracı, tahliye taahhütnamesinin geçersiz olduğunu veya taahhüdü verirken iradesinin sakatlandığını iddia edebilir. Bu durumda, kiracının bu iddialarını ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca, kiracı, tahliye sürecinde yasal haklarını kullanmak ve savunmasını yapmak için bir avukattan hukuki yardım alabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Tahliye taahhütnamesi noterden mi yapılmalı?

    Hayır, tahliye taahhütnamesinin noterden yapılması zorunlu değildir. Ancak, noterde düzenlenmesi, ispat açısından kolaylık sağlayabilir ve taahhütnamenin sahteliği iddialarının önüne geçebilir.

  2. Kira sözleşmesi ile aynı anda alınan tahliye taahhütnamesi geçerli midir?

    Genellikle hayır. Yargıtay, kira sözleşmesi ile aynı anda veya kiralananın tesliminden önce alınan tahliye taahhütnamelerini, kiracının zayıf durumunun kötüye kullanılması olarak değerlendirerek geçersiz saymaktadır.

  3. Tahliye taahhütnamesinde tahliye tarihi belirtilmemişse ne olur?

    Tahliye taahhütnamesinde tahliye tarihinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Belirsiz bir tarih içeren veya yoruma açık ifadelerle düzenlenen taahhütnameler geçerli sayılmaz.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

```
Yasal UyarıBu içerik, yayınlandığı tarihteki mevzuat hükümlerine ve Yargıtay kararlarına dayanılarak, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Her somut olay, kendine özgü detaylar barındırır ve kanunlar zamanla değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz. Detaylı bilgi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK