EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM YAZILAR
Bilişim Suçları 18.03.2026

Verileri Yok Etmeme Suçu (TCK 138)

Verileri Yok Etmeme Suçu (TCK 138)

Bilişim çağının getirdiği yeniliklerle birlikte, kişisel verilerin korunması ve bu verilere ilişkin hukuki düzenlemeler de önem kazanmıştır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu kapsamda verilerin hukuka aykırı olarak yok edilmemesi, silinmemesi ya da erişilemez hale getirilmemesi fiillerini suç olarak düzenlemektedir. Bu makalede, TCK’nın 138. maddesinde düzenlenen “Verileri Yok Etmeme” suçunu hukuki boyutu, Yargıtay uygulaması ve süreç nasıl işler başlıkları altında derinlemesine inceleyeceğiz. Hedef SEO kelimemiz olan "verileri yok etmeme" kavramı, bu suçun temelini oluşturmaktadır.

Hukuki Boyut

TCK’nın 138. maddesi, kişisel verilerin korunması hakkını güvence altına almayı amaçlayan önemli bir düzenlemedir. Madde metni şöyledir: “Kanunen saklamakla yükümlü olduğu halde; a) Kişisel verileri silmeyen veya yok etmeyen, b) Kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren, c) Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden, d) Kişisel verileri hukuka aykırı olarak değiştiren veya bozan, kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” Bu madde, veri sorumlularına ve kişisel verileri saklamakla yükümlü olanlara önemli sorumluluklar yüklemektedir. Kanunen saklamakla yükümlü olunan verilerin, belirlenen süreler sonunda veya ilgili mevzuatın öngördüğü şartlar çerçevesinde silinmesi veya yok edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, TCK 138 uyarınca suç oluşabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, "kanunen saklamakla yükümlü olma" durumudur. Bu yükümlülük, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gibi özel kanunlardan veya diğer mevzuat hükümlerinden kaynaklanabilir. Veri sorumlusu, bu yükümlülüğe aykırı davrandığında, yani verileri silmediğinde veya yok etmediğinde, bu suçun faili olabilecektir. Ayrıca, aynı madde içerisinde sayılan diğer fiiller (verileri hukuka aykırı olarak başkasına verme, yayma, ele geçirme, kaydetme, değiştirme veya bozma) de kişisel verilerin korunması hakkını ihlal eden ve cezai yaptırıma bağlanan eylemlerdir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, TCK 138 kapsamında açılan davalarda, suçun unsurlarının titizlikle incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Özellikle, "kanunen saklamakla yükümlü olma" unsurunun somut olaydaki delillerle ispatlanması büyük önem taşımaktadır. Yargıtay kararlarında, veri sorumlusunun hangi kanun veya mevzuat hükmü gereğince verileri saklamakla yükümlü olduğu, bu yükümlülüğün kapsamı ve süresi gibi hususlar detaylı bir şekilde değerlendirilmektedir. Örneğin, bir şirketin müşteri verilerini KVKK’ya uygun olarak saklama ve imha etme yükümlülüğü, Yargıtay tarafından dikkate alınmakta ve bu yükümlülüğe aykırı davranışlar TCK 138 kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay, ayrıca, suçun manevi unsurunu da araştırmaktadır. Failin, verileri silmeme veya yok etmeme eyleminin hukuka aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekmektedir. Hata veya ihmal sonucu verilerin silinmemesi veya yok edilmemesi durumunda, suçun manevi unsuru gerçekleşmemiş olabileceğinden, beraat kararı verilebilecektir. Yargıtay'ın emsal kararları, veri sorumlularının kişisel verilerin korunması konusunda daha dikkatli ve özenli davranmaları gerektiğine işaret etmektedir. Aksi takdirde, cezai sorumlulukla karşı karşıya kalınabilecektir.

Süreç Nasıl İşler?

TCK 138’de düzenlenen verileri yok etmeme suçu, şikayete bağlı bir suç değildir. Bu nedenle, savcılık tarafından re’sen soruşturma başlatılabilir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (KVKK) yaptığı denetimler sonucunda veya başka yollarla suçun işlendiği tespit edilirse, savcılık soruşturma başlatacaktır. Soruşturma aşamasında, deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve şüpheli veya şüphelilerin ifadeleri alınır. Savcılık, elde ettiği deliller ışığında, suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması halinde, iddianame düzenleyerek mahkemeye dava açar. Dava aşamasında, sanık savunma yapar, deliller incelenir ve tanıklar dinlenir. Mahkeme, tüm delilleri değerlendirerek bir karar verir. Sanığın suçlu bulunması halinde, TCK 138’de öngörülen hapis cezasına hükmedilebilir. Ayrıca, suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır. Yargılama süreci boyunca, sanığın avukat tutma hakkı bulunmaktadır. Avukat, sanığın haklarını savunur, delil toplar ve mahkemeye sunar. Yargılama sonucunda verilen karara karşı, istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir. İstinaf, ilk derece mahkemesinin kararını bölgesel adliye mahkemesine taşımak anlamına gelirken, temyiz ise Yargıtay'a başvurarak kararın hukuka uygunluğunu denetletmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

**1. Şirketimde müşteri verilerini ne kadar süreyle saklamak zorundayım?** Müşteri verilerini saklama süreniz, faaliyet gösterdiğiniz sektör, yasal düzenlemeler ve müşteriyle olan ilişkinizin niteliğine göre değişiklik gösterir. KVKK ve ilgili diğer mevzuat hükümleri, verilerin işlenme amacının ortadan kalkması halinde silinmesini veya yok edilmesini öngörmektedir. Bu nedenle, her bir veri kategorisi için ayrı ayrı saklama süreleri belirlemeniz ve bu sürelere uymanız önemlidir. **2. Yanlışlıkla müşteri verilerini sildim. Bu durumda ne yapmalıyım?** Öncelikle, durumu derhal tespit etmeli ve ilgili kişileri bilgilendirmelisiniz. Daha sonra, veri kaybının nedenlerini araştırmalı ve gelecekte benzer durumların yaşanmaması için gerekli önlemleri almalısınız. KVKK’ya göre, veri ihlali durumunda Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na bildirimde bulunma yükümlülüğünüz de olabilir. **3. Çalışanımın kişisel verilerini işten ayrıldıktan sonra ne kadar süreyle saklayabilirim?** Çalışanınızın kişisel verilerini, iş ilişkisinin sona ermesinden sonra da belirli bir süre saklama hakkınız bulunabilir. Bu süre, iş hukuku mevzuatı, vergi mevzuatı ve diğer ilgili yasal düzenlemeler uyarınca belirlenir. Ancak, bu süre dolduktan sonra, çalışanın kişisel verilerini silmeniz veya yok etmeniz gerekmektedir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.
Yasal UyarıBu içerik, yayınlandığı tarihteki mevzuat hükümlerine ve Yargıtay kararlarına dayanılarak, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Her somut olay, kendine özgü detaylar barındırır ve kanunlar zamanla değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz. Detaylı bilgi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK