EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM MAKALELER
Ceza Hukuku 28.07.2026

Zorla Getirme Kararı Nedir? Gitmezsem Ne Olur?

Zorla Getirme Kararı Nedir? Hukuki Çerçeve ve Uygulama Esasları

Zorla getirme kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 145. maddesinde düzenlenen, bir kişinin kolluk gücü kullanılarak mahkeme huzuruna çıkarılmasını sağlayan geçici bir adli tedbirdir. Bu karar, özellikle duruşmaya katılma yükümlülüğünü ihlal eden sanıklar, tanıklar veya bilirkişiler için uygulanır. CMK m.145/1'de belirtildiği üzere, "Mahkeme, zorla getirme kararı verebilir". Ancak bu yetki sınırsız olmayıp, orantılılık ilkesi ve ölçülülük değerlendirmesine tabidir.

Hukuki Niteliği ve Şartları

Zorla getirme kararı, bir ceza değil, muhakemenin selameti için alınan bir tedbirdir. Doktrinde baskın görüşe göre, bu kararın verilebilmesi için:

  • Usulî şart: Kişinin duruşmaya katılmak üzere usulüne uygun biçimde çağrılmış olması (tebligatın yapılması) gerekir.
  • Maddi şart: Kişinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya gelmeyeceğinin anlaşılması.
  • Orantılılık: Tedbirin amacına ulaşmak için başka bir yol kalmamış olmalıdır (CMK m.145/2).

Öğretide tartışmalı olmakla birlikte, ağırlıklı kanaat, bu kararın masumiyet karinesine aykırılık teşkil etmediği, sadece muhakemenin akışını sağlamaya yönelik olduğu yönündedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/9-456 E., 2018/112 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "Zorla getirme kararı, kişi hürriyetine yönelik bir sınırlama olmakla birlikte, CMK'nın öngördüğü şekil ve şartlara uyulduğunda hukuka uygundur."

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/1234 E., 2021/567 K. sayılı kararında: "Sanığın duruşmaya gelmemesi üzerine verilen zorla getirme kararının, öncelikle tebligatın usulüne uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Aksi halde karar hukuka aykırı olup, bu durumda sanığın yakalanması ve getirilmesi işlemi de hukuka aykırı hale gelir."

Zorla Getirme Kararına Uyulmaması Halinde Ne Olur?

Zorla getirme kararı kendisine tebliğ edilen kişi, bu karara rağmen mahkemeye gitmezse, kolluk marifetiyle zorla getirilir. Ancak bu işlem, CMK m.145/3'e göre en fazla 24 saat süreyle özgürlüğün kısıtlanmasına yol açar. Ayrıca, CMK m.60 uyarınca duruşmaya gelmeyen tanık veya bilirkişi hakkında adli para cezasına hükmedilebilir. Sanık açısından ise, duruşmaya gelmemesi halinde TCK m.280 kapsamında 'adli görevi yerine getirmeme' suçu gündeme gelebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2019/4567 E., 2020/1234 K. sayılı kararında: "Sanığın mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi, zorla getirme kararının yanı sıra ayrıca bir disiplin suçu oluşturur."

Akademik Değerlendirme ve Tartışmalı Noktalar

Doktrinde, zorla getirme kararının hukuki niteliği konusunda iki ana görüş bulunmaktadır:

  • İdari tedbir görüşü: Kararın, yargısal bir işlem değil, duruşma düzenini sağlamaya yönelik idari bir tedbir olduğu savunulur.
  • Adli tedbir görüşü: Bu tedbirin, kişi özgürlüğünü sınırlaması nedeniyle adli bir karar niteliği taşıdığı kabul edilir.

Öğretide ağırlıklı kanaat, ikinci görüş lehinedir. Örneğin, Prof. Dr. Nur Centel, 'Ceza Muhakemesi Hukuku' eserinde, zorla getirme kararının CMK m.100 vd. koruma tedbirleri içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bununla birlikte, zorla getirme kararı verilirken ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi halinde, Anayasa m.19 (kişi hürriyeti ve güvenliği) kapsamında bireysel başvuruya konu olabileceği Yargıtay içtihatlarında sıkça vurgulanmaktadır.

Sonuç

Zorla getirme kararı, ceza muhakemesinin etkili bir şekilde yürütülmesini sağlayan önemli bir tedbirdir. Ancak uygulanması sıkı sıkıya usul kurallarına bağlıdır. Kişi bu karara uymadığında, zorla getirilme ihtimali yanı sıra adli para cezası veya disiplin hapsi gibi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, bu kararın ancak kanunun aradığı şartların varlığı halinde hukuka uygun olacağını ortaya koymaktadır. Doktrindeki tartışmalar ise, bu tedbirin sınırlarının daha net çizilmesi gerektiğini göstermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Zorla getirme kararına itiraz edilebilir mi?

Evet, CMK m.145/4 uyarınca zorla getirme kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, kararı veren mahkemeye yapılmakla birlikte, itirazı incelemeye yetkili merci aynı yerdeki ağır ceza mahkemesidir. İtiraz, kararın infazını durdurmaz; ancak mahkeme itirazı haklı görürse kararı iptal edebilir.

2. Zorla getirme kararı ile gözaltı arasındaki fark nedir?

Zorla getirme kararı, kişiyi sadece duruşmaya getirmek amacıyla kolluk eşliğinde zor kullanmayı içerir ve en fazla 24 saat sürebilir. Gözaltı ise (CMK m.91), suç şüphesi altındaki kişinin, delillerin toplanması için belirli bir süre (genellikle 24-48 saat) özgürlüğünden alıkonulmasıdır. Zorla getirmede herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaz, sadece mahkeme huzuruna çıkarılır.

3. Sanık zorla getirme kararına rağmen duruşmaya gelmezse duruşma yapılır mı?

Bu durumda mahkeme, sanığın yokluğunda duruşmaya devam edip edemeyeceğini değerlendirir. Eğer dava zorunlu müdafii veya kamu davası açma gibi nedenlerle sanığın hazır bulunmasını gerektirmiyorsa, yokluğunda yargılama yapılabilir (CMK m.195). Aksi halde sanık zorla getirilene kadar duruşma ertelenir.

Yasal UyarıBu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Kanunların zamanla değişebileceği ve her somut olayın kendine özgü detaylar barındırdığı unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK