EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM MAKALELER
İş Hukuku 15.03.2026

İşe İade Davası Açma Süresi ve Arabuluculuk

İşe İade Davası Açma Süresi ve Arabuluculuk

Giriş: İşe İade Davasının Hukuki Temelleri ve Önemi

Türk İş Hukuku sistematiğinde, işçinin iş güvencesinin sağlanması amacıyla düzenlenen en temel mekanizmalardan biri, haksız fesihlere karşı işçiye tanınan işe iade davası hakkıdır. İş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen koşullara uygun olarak geçerli bir sebep olmaksızın feshedilen işçi, bu dava yoluyla işine geri dönme veya belirli şartlar altında tazminat talep etme imkanına sahip olmaktadır. Bu davanın hukuki niteliği ve özellikle tabi olduğu süreler, hak kaybı yaşanmaması adına büyük önem taşımaktadır.

İşe İade Davası Açma Süresinin Hukuki Niteliği ve Başlangıcı

İşe iade davası açma süresi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Maddeye göre, iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe dayanmadığını iddia eden işçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre, hukuki niteliği itibarıyla hak düşürücü süre olup, iş mahkemesi tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Sürenin başlangıcı, fesih bildiriminin işçiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihtir. İşveren tarafından yapılan feshin yazılı olarak bildirilmemesi veya işçinin feshin geçersiz olduğunu öğrendiği tarihin belirsiz olması durumunda sürenin başlangıcı ve hak düşürücü niteliği doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay, feshin işçi tarafından öğrenildiği anı esas alan bir yaklaşım benimsemektedir.

Zorunlu Arabuluculuk Kurumu ve Sürelere Etkisi

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 2018 yılı başından itibaren işe iade davalarında arabuluculuk, dava şartı olarak getirilmiştir. Bu düzenleme ile iş mahkemelerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale gelmiştir. Zorunlu arabuluculuk, hem uyuşmazlıkların daha hızlı çözümlenmesi hem de yargı yükünün azaltılması amacını taşımaktadır.

  • İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır.
  • Arabuluculuk sürecine başvurulması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreyi durdurur. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/12 uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
  • Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlenmesinden itibaren, işçi iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açabilir. Bu iki haftalık süre de hak düşürücü niteliktedir ve kaçırılması halinde işçinin dava açma hakkı sona erer.

Doktrindeki baskın görüşe göre, 4857 sayılı İş Kanunu'nda yer alan bir aylık süre, arabulucuya başvuru süresi olarak yorumlanmalıdır. Dava açma süresi ise, arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun özel hükmü gereğince iki hafta olarak uygulanmaktadır.

Yargıtay Uygulaması ve İçtihatları

Yargıtay, işe iade davası açma süresinin hak düşürücü niteliğini ve bu süreye ilişkin düzenlemelerin titizlikle uygulanması gerektiğini pek çok kararında vurgulamıştır. Özellikle 7036 sayılı Kanun ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesesinin ardından Yargıtay içtihatları, sürelere ilişkin net bir çerçeve çizmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere, işe iade davası açma süresi, fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayıp hak düşürücü nitelik taşımaktadır. Bu sürenin geçirilmesi halinde, arabuluculuk süreci başarıyla tamamlanmış dahi olsa, dava açma hakkı ortadan kalkmaktadır. Ayrıca, zorunlu arabuluculuk süreci, işe iade davası açma süresini durduran bir etkiye sahip olup, arabuluculuk son tutanağının imzalandığı tarihten itibaren Kanunda belirtilen dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan veya usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan davalar, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmektedir.

Yargıtay, arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihinin ispatını ve bu tarihten itibaren iki haftalık sürenin doğru hesaplanmasını titizlikle denetlemektedir. Hak düşürücü sürenin kamu düzeninden sayılması sebebiyle, mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur.

Akademik Değerlendirme ve Doktrindeki Görüşler

Doktrinde, işe iade davası açma süresinin hukuki niteliği ve arabuluculuğun bu sürelere etkisi geniş bir şekilde tartışılmaktadır. Genel kabul gören görüş, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen bir aylık sürenin arabuluculuğa başvuru süresi olduğu, arabuluculuk sonrası dava açma süresinin ise 7036 sayılı Kanun'daki iki hafta olduğudur. Öğretide bazı yazarlar, bu durumun Kanunlar arasında bir uyumsuzluk yarattığını ileri sürseler de, özel Kanun olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun bu konuda öncelikli olarak uygulanacağı konusunda görüş birliği mevcuttur.

Özellikle, arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması durumunda izlenecek yol ve dava şartı eksikliğinin giderilmesi imkanı da doktrinde ele alınan bir diğer konudur. 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, dava şartı arabuluculuk nedeniyle davanın reddedilmesi durumunda, dava açan tarafın arabuluculuğa başvurma imkanının olduğu ve bu başvuru ile birlikte yeniden dava açma süresinin başlayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu durum, ilk açılan davanın usulden reddi sonrasında işleyecek süreler açısından karmaşıklıklar yaratabilir.

Sonuç

İşe iade davası, işçilerin iş güvencesini teminat altına alan temel bir hukuki yol olup, bu davanın açılması belirli ve hak düşürücü nitelikteki sürelere tabidir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması, arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlanamaması halinde ise son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması hukuki bir zorunluluktur. Bu sürelerin kaçırılması, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açacağından, işçilerin fesih durumunda derhal hukuki danışmanlık alması ve süresi içinde gerekli başvuruları yapması büyük önem arz etmektedir. Hukuki süreçlerin doğru ve eksiksiz işletilmesi, iş güvencesi haklarının korunmasında kritik bir role sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde işe iade davası açma süresi ne zaman başlar ve ne kadardır?

Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılması gerekmektedir. Bu süre, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 11. fıkrasında açıkça belirtilmiş olup, hak düşürücü niteliktedir.

2. İşe iade davasında hak düşürücü sürenin re'sen incelenmesi ne anlama gelir?

Hak düşürücü sürenin re'sen incelenmesi, davanın görüldüğü mahkemenin, taraflar ileri sürmese bile, bu sürenin geçip geçmediğini kendiliğinden araştırıp değerlendirmesi anlamına gelir. Şayet süre geçmişse, mahkeme davanın esasına girmeden, sırf bu süre aşımı nedeniyle davayı reddetmekle yükümlüdür. Bu durum, sürenin kamu düzeniyle ilgili olduğunu gösterir.

3. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan işe iade davası açılması halinde ne olur?

Zorunlu arabuluculuk, işe iade davalarında bir dava şartıdır. Dolayısıyla, arabuluculuk süreci tamamlanmadan veya usulüne uygun bir arabuluculuk başvurusu yapılmadan işe iade davası açılması halinde, dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, mahkemece, arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için dava dilekçesinin reddi yerine, eksikliğin giderilmesi için davacıya kesin süre verilmesi gerekmektedir. Bu süre içinde arabuluculuk sürecine başvurulup, son tutanak mahkemeye sunulursa dava görülmeye devam eder. Aksi takdirde dava usulden reddedilir.

Yasal UyarıBu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Kanunların zamanla değişebileceği ve her somut olayın kendine özgü detaylar barındırdığı unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK